Eskilerin yaktığı ağıtları andıran bir şiir olduğundan ismini Ağıt koydum. Bu o tür şiirlerimden ikincisi. Birincisini çok can yakacağından emin olduğum için paylaşmamaya karar verdim.
AĞIT - 2
- [col]
- Uzadı yollarım da varmadı sana
Kırıldı kanadım açmadan daha
Sarardı diyorlar benzi yârimin
Tabip gelir mi acep şu bizim köye
Kepir'in dalları da sıra sıra uzanır
Yaz gelince dalında erikler ballanır
Elden uğrun severdim güzel yârimi
Verilmiş selâsı kabre yollanır
Karalan yer derler kararır gider
Çifte turnalar bile sarılır gider
Büktün boynumu da sevgili yârim
Doğmuyor günlerim kararır gider
Kerpiç Çukurunda yayılır atlar
Yığılır çilelerim üst üste katlar
Çanak suyun da al senin olsun
Kanarsa ciğerim bir yâre kanar - Döverim dizimi karaymış bahtım
Kavuşmadan sana yıkıldı tahtım
Söyle felek söyle ne idi suçum?
Beni diyar diyar gurbete attın
Akmıyor gözümden gayrı damla yaş
Eylen de sevdiğim bekle az yavaş
Biçildi astabım da dikişsiz kumaş
Kabirde yanında bana da yer aç
Mezarın bakıyor Yiğren Dağı'na
Konmuyor bülbüller gülün dalına
Bitmiyor üstünde biten şu otlar
Ne Ahmet gölü ne Adanın Altında
3 Temmuz 2021
Turan Aslan